Lütfen bekleyiniz...

Fikri ve Sınai Haklar Mevzuatı ve İçtihatı Paketi

Haftanın Kararı (17.02.2020)

Haber Tarihi: 17.02.2020

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2018/4316

Karar Numarası: 2019/6398

Karar Tarihi: 09.10.2019

YENİDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME KURUL KARARININ İPTALİ İSTEMİ - Davalı Şirketin BENİM İbareli Markasının Kullanmama Nedeniyle Hükümsüz Kılındığı - Kararın Kesinleştiği Ancak Bu Kararın İnfaz Edilmediği - İnfaz Edilmediği İçin Bu Markanın Türk Patent Kayıtlarında Hukuki Varlığını Sürdürdüğü - YİDK Karar Tarihinde Markanın Halen Varlığını Sürdürdüğü - YİDK Kararının Verildiği Tarihteki Koşullara Göre Değerlendirilmesinin Gerekmesi Sebebiyle Diğer Markalarla İlgili Dava Sonuçlarının Beklenmesine Gerek Bulunmadığı - Redde Mesnet Alınan Markaların "BENİM" İbarelerinden Oluştuğu - Bu İbarenin Asıl Ve Ayırt Edici Unsuru Olduğu - Davacının Başvurusunun Da "ETİ BENİM'O+ŞEKİL" İbareli Olduğu - Başvuru Konusu İşarette Benim İbaresinin Asıl Ve Ayırt Edici Unsur Olduğu - Redde Mesnet Marka İle Başvuru Konusu İşaretin Aynı Veya Benzer Anlamsal, Sescil Ve Görsel Etkiyi Bıraktığı - Her İki Markanın Aynı Tür Ürün Ve Hizmetleri İçerdiği - Davacı Başvurusunun Müktesep Haktan Kaynaklanan Seri Marka Tescilinden Yararlanmasının Mümkün Olmadığı

6769k/7

556khk/51, 52

ÖZETİ: Davalı şirketin BENİM ibareli markasının Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin kararıyla kullanmama nedeniyle hükümsüz kılındığı, kararın kesinleştiği ancak bu kararın infaz edilmediği, infaz edilmediği için bu markanın Türk Patent kayıtlarında hukuki varlığını sürdürdüğü, YİDK karar tarihinde markanın halen varlığını sürdürdüğü, YİDK kararının verildiği tarihteki koşullara göre değerlendirilmesinin gerekmesi sebebiyle diğer markalarla ilgili dava sonuçlarının beklenmesine gerek bulunmadığı, redde mesnet alınan markaların "BENİM" ibarelerinden oluştuğu, bu ibarenin asıl ve ayırt edici unsuru olduğu, davacının başvurusunun da "ETİ BENİM'O+ŞEKİL" ibareli olduğu, başvuru konusu işarette benim ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, redde mesnet marka ile başvuru konusu işaretin aynı veya benzer anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, her iki markanın aynı tür ürün ve hizmetleri içerdikleri, davacı başvurusunun müktesep haktan kaynaklanan seri marka tescilinden yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerekmektedir.

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2017 tarih ve 2016/454 E. - 2017/236 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 05/07/2018 tarih ve 2018/70 E. - 2018/801 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili şirketin BENİM'O ibareli 5, 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren tanınmış markaların sahibi olduğunu ve 2014/67096 sayılı "ETİ BENİM'O+ŞEKİL" ibareli 30. sınıftaki; "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar." ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin "BENİM" ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 1997/191819, "BENİM KAYMAKLI" ibareli 30. sınıf ürünleri içeren 2006/43777, "BENİM+ŞEKİL" ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 2006/51922 sayılı markalarına ve iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, Markalar Dairesi'nin davalının itirazını kabul ederek müvekkilinin başvurusunun reddine karar verdiğini, müvekkilinin hukuka aykırı ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, YİDK tarafından 2016/M-9996 sayılı kararla müvekkili itirazının reddine karar verdiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, çünkü "BENİM" ibareli markalarla ilgili süren ya da neticelenen davaları bulunduğunu, bu nedenle redde mesnet alınmasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin redde mesnet marka ve marka tescil başvurularının halen hükmünü sürdürdüğünü, buna karşın davacının "BENİM'O" ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 2006/11600, 2007/24123, 2008/13202, 2008/35710, 2008/30570 sayılı markaların tescilinin müvekkilinin itirazı üzerine reddedildiğini, ret kararlarının iptali için açılan davaların da reddedilerek Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleştiğini, davacının bir kısım markalarının başvurudan sonra tescillerinin sağlandığını, başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu, bu sebeple müvekkili itirazı üzerine davacının marka tescil başvurusunun reddinin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı şirketin BENİM ibareli 1997/191819 sayılı markasının İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14.10.2009 gün ve E.2009/58, K.2009/184 sayılı kararıyla kullanmama nedeniyle hükümsüz kılındığı, kararın kesinleştiği ancak bu kararın infaz edilmediği, infaz edilmediği için bu markanın Türk Patent kayıtlarında hukuki varlığını sürdürdüğü, YİDK karar tarihinde 1997/191819 sayılı markanın halen varlığını sürdürdüğü, YİDK kararının verildiği tarihteki koşullara göre değerlendirilmesinin gerekmesi sebebiyle diğer markalarla ilgili dava sonuçlarının beklenmesine gerek bulunmadığı, redde mesnet alınan markaların "BENİM" ibarelerinden oluştuğu, bu ibarenin asıl ve ayırt edici unsuru olduğu, davacının başvurusunun da "ETİ BENİM'O+ŞEKİL" ibareli olduğu, başvuru konusu işarette benim ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu, redde mesnet marka ile başvuru konusu işaretin aynı veya benzer anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, her iki markanın aynı tür ürün ve hizmetleri içerdikleri, davacı başvurusunun müktesep haktan kaynaklanan seri marka tescilinden yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce; dava konusu 2016/M-9996 sayılı TPMK YİDK kararı ile davacının marka tescil başvurusunun davalı şirketin sadece 2006/43777 ve 2006/51922 sayılı markaları esas alınarak reddedildiğinden davalının 1997/191819 numaralı markasının işbu davada incelenmesine gerek olmadığı, davalının 2006/43777 numaralı markasının Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile işbu davanın konusu emtia açısından hükümsüz kılındığı ve verilen kararın Yargıtay tarafından onandığı, davalının redde mesnet 2006/51922 sayılı ikinci markasının hükümsüzlüğü için açılan davanın Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile reddedildiği ve verilen bu kararın Yargıtay'ca onandığı, davalının anılan markasının halen yürürlükte bulunduğu ve işbu davada davacının başvurusu ile aynı emtiayı kapsadığı, davacının "ETİ BENİM'O+ŞEKİL" ibareli marka tescil başvurusu ile benzer nitelikteki başka başvurularının da, davalının anılan 2006/51922 sayılı markasına dayalı itirazı sonucunda reddedilip ve verilen kararların Yargıtay incelemesinden geçerek onandığı, davacının işbu davada kendisine kazanılmış hak yaratacak hiçbir markasının da bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 09/10/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

www.legalbank.net